YURTDIŞINDA HİÇBİR SAYGIDEĞER VE GÜVENİLİR ÜRETİCİ KÖPEKLERİNİN YAVRULARINI SATILMASI İÇİN EVCİLHAYVAN MAĞAZALARINA VERMEZ.

YURTDIŞINDA HİÇBİR SAYGIDEĞER VE GÜVENİLİR ÜRETİCİ KÖPEKLERİNİN YAVRULARINI YÜZYÜZE GÖRMEDİĞİ, TANIMADIĞI KİŞİLERE VERMEZ.

EVCİLHAYVAN MAĞAZALARINDA SATILAN KÖPEK YAVRULARI ŞECERE KAĞITLARI OLSA DAHİ SAYGIDEĞER VE GÜVENİLİR BİR ÜRETİCİDEN GELMEMİŞLERDİR.

HERDAİM ELİNDE YAVRU BULUNAN, İSTEDİĞİNİZ AN SİZE YAVRU GÖNDERMEYE HAZIR OLAN, YAVRU KÖPEĞİ SATMADAN ÖNCE SİZİN HAKKINIZDA SORULAR SORMAYAN, SİZİN KÖPEKLER HAKKINDA BİLGİNİZİ, KÖPEĞE NASIL BAKACAĞINIZI ÖĞRENMEYE ÇALIŞMAYAN ÜRETİCİLERDEN YAVRULARIN ŞECERE KAĞITLARI OLSA DAHİ KÖPEK SATIN ALINMAZ.

 

Mail Grubundaki herkeze Merhaba Diyerek Başlamak İstiyorum.Gruba yeni katıldım ve burdan edinceğim bilgiler ile sahip olmayı düşündüğüm dostuma daha iyi bakabilmek veya sizin gibi tecrübeli kişilerden bir bakıma eğitimini almak amacı düşüncesindeyim.

Şu an sahibi olduğum bir tür yok aksine oldukça fazla çelişki ve kararsızlıklarım var. Dostuma sahip olmadan önce yaklaşık 15 sene bakacağım canlıyı daha iyi tanımak ve yanlış karar vermemek istiyorum.

Eğer cevaplarsanız bazı sorularım olacak.Bir pet sitesi değilde burda sorularıma ,aklıma takılan konulara cevap bulma isteğimin nedeni ise baktığım sitelerin ve konuştuğum kişilerin ticari amaç gözeterek bana yaklaşması ve istediğim cevapları alamamam.

Herşeyden önce bakmayı düşündüğüm tür'ün yaşamakta olduğum ev ,ortam ve maddi durumuma uygun olması lazım.Bir golden r. veya labrador bakmayı çok isterdim fakat bu kararım ilerde ona ve bana işkence olacağı düşüncesinde olduğum için ,daha ufak ve en az bir golden r. ve labrador kadar iteat eğitimi ve kavrama yeteneği olan bir türe sahip olmak istiyorum.

Yaptığım amatörce araştırmalar sonucu 0 veya 1 numara diyebileceğimiz 2-3 tür arasında kararsız kaldım. Eğer bu türlere sahip olan veya bilgisi olan arkadaşlar var
ise beni cevaplamasını rica ediyorum.

Almayı düşündüğüm (bulabilirsem) türler ise;
Poodle
Papillon
Yorkshire Terrier
Jack Russell Terrier

Cevaplarınızı bekliyorum.

Köpek almadan önce bilgilenmek istemeniz ve araştırmanız yapacağınız hataları önleyecektir. Köpek sahiplenmek isteyenler böyle yapmadıkları zaman sorunlar çıkmaya başladıktan sonra çare aramaktalar fakat genellikle iş işten geçmekte sorunların çözümü zorlaşmaktadır.

Köpek almadan önce ilk düşünmeniz gereken ne kadar vaktinizin olduğudur. Eğer sabah işe gidip akşam eve geliyorsanız ve evde köpeğe bakacak birisi yoksa artık diğer seçenekler üzerinde boşuna kafa yormanıza gerek yoktur çünkü sizin köpek sahibi olmanız doğru değildir. Yavru bir köpek alındığında ilk önce tuvalet eğitimi verilecektir. Bu eğitimi vermeniz için köpek yakınen gözlemlenmelidir. Bunu yapabilmeniz içinde devamlı köpeğin yanında olmanız gerekir. Tuvalet eğitimi bittikten sonra da daha önceki maillerde de yazıldığı gibi köpek sosyal bir hayvan olduğundan insan veya diğer hemcinslerinin yakın ilgi ve temasına ihtiyaç duyar bunu sağlamanız içinde gününüzün hatırı sayılır bir zamanını köpeğinize ayırmanız gerekir. Bu da sabah işe gidip akşam gelen bir insan için mümkün değildir. (Köpek yeterli genişlikde bir bahçede kalacaksa çalışan bir kişinin gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra bir şansı olabilir) Apartmanda kalacak bir köpek yetişkin olsa dahi tuvalet ihtiyacı için günde 3 kere dışarı çıkarılmalıdır. Sabah gidip akşam gelen biri bunu da yapamaz. (eğer evde herzaman biri kalıyorsa ve bu işi yapacaksa bu söylenenler tabiki geçerli değildir)

Yukarıdaki şartları olumlu olarak sağladığınızı farz edersek bundan sonra köpek alındığında ona karşı nasıl davranacağınız ve eğitimi, beslenmesi, bakımı ile ilgili ön bilgileri öğrenmeniz gerekecektir. Bunlar alacağınız köpeğin ırkına göre değişiklikler gösterebilir.

Irk seçimini yaparken de göz önünde bulunduracağınız seçeceğiniz ırkın aktifliği ve sizin bu ırkın gerekli olan egzersizlerini karşılayıp karşılıyamayacağınız olmalıdır.
Örneğin atletik bir yapınız yoksa, spor yapmaktan hoşlanmıyorsanız, yaşlıysanız köpeğinizi geniş alanlara götürme imkanınız yoksa sportif ırklardan, av köpeklerinden alamazsınız.

Sizin almak istediğiniz ırklar ev içinde bakılabilecek ırklardır. Yalnız jack russel terrierler evde bakılamazlar. Bu köpeklerin evde yalnız kalma limiti 4 saatten fazla olamaz. Çok hareketli, yaklaşık 1,5 metre sıçrayabilen, uygun ağaçlara dahi tırmanabilen bir av köpeğidir. Yaptığı av gereği yeraltında çalışır yani tilki inlerine girer, kazmayı sever ve en ufak bir boşluğunuzda kaçar ve bulamayabilirsiniz. Bu köpekler bazen avda ormanda kaybolurlar ve geri gelmezler, av güdüleri ve dayanıklılıkları çok fazladır iyi eğitim verilmediği zaman avcıyı terk edip giderler ve bir hafta boyunca yemeden dahi av peşinde kendi başlarına koşturabilirler. Kedi ve diğer ufak evcil hayvanlara saldırırlar, diğer köpeklere karşı saldırganlık gösterirler. Apartmanda bu köpeğe bakmak isteyen bir kişinin yarım günden fazla boş vaktinin olması ve köpeği hergün koşturup enerjisini atabileceği bir yere götürebilmesi gerekir.

Papillon ve yorkshire terrierler ev için uygun köpeklerdir fakat bu köpeklerde yalnız kalmaya fazla tahammül edemeyen köpeklerdir. Gün içinde ne kadar yalnız kalacaklarsa ona göre kritik period içersinde buna alıştırılmaları gerekir. Gürültücüdürler, herşeye havlayabilirler, özellikle yalnız kaldıklarında havlamaları komşuları rahatsız edebilir. (Komşuların rahatsız olmasından önce evde yalnızken havlayan köpeğin bir sorunu olabilir ve bu halledilmelidir.)

Poodle ise ev ortamında bakılacak en ideal köpeklerden biridir. Hatta ilk sırayı alır.
Eğitilebilirlikde ilk sıralardadır. Bütün sirklerde poodlları görmeniz mümkündür. 3 boyu vardır. Toy yani oyuncak, minyatür ve standart. En az tüy döken ırkdır. tüylerinin bakıma fazla ihtiyacı vardır. Sık sık taranmalıdır ve gerektiğinde kesilmelidir.

Bu ırkların temini ise Türkiye'de ya evcil hayvan mağazalarından, ya da yavruları olan birinden almanız şeklinde olabilir. Yurtdışında ise durum farklıdır ırka ait köpek kulübüne gider oradan üyelerin adreslerini alır ve yavru bulabilirsiniz yada bu kulübler size güvenilir bir üretcinin ismini verirler oradan alırsınız.
Türkiye'de evcil hayvan mağazlarından alacağınız köpeklerin nereden geldiği belli değildir. Satan da bunu bilmez, zaten satanın köpek konusunda ki bilgisi tartışılır. Size bir takım kağıtlar, secereler çıkarabilirler ama bunların gerçek olmama ihitimali vardır. Alacağınız köpeğin sağlıklı olması, satılan yerin temiz hijyenik bir ortamda olması hiçbirşey ifade etmez. İsterlerse köpekleri international-hospital'in yoğun bakım ortamındaki gibi steril bir ortamda satsınlar. Günümüzde köpek ırklarının çoğunda ırklara ait kalıtımsal bazı hastalıklar, bozuklar olmaktadır. Bunlar vücutlarındaki fiziksel rahatsızlıklar olduğu gibi davranış bozukluklarıda olabilmektedir. Örneğin bir golden retriever veya cocker spaniel nereden geldiği belli olmayan bir yerden alınmışsa ileride gözlerinde PRA (progressive retinal atrophy) yani ilerleyici retinal atrofi denilen bu rahatsızlığın görülmesi muhtemeldir. PRA gözün retina tabakasının aşamalı olarak zayıflamasıdır. Köpeği aldığınızda hiç bir şeyi yoktur 4-5 yaşına doğru görmede zayıflama olur ve gece körlüğü ile başlar sonra köpek tamamen kör olur. Bu, goldenlarda ve cpcker spaniellerde görülen kalıtımsal rahatsızlıklardan sadece biridir. Diğer taraftan Golden retrieverlar ve cocker spanieller rage sendromu gösteren köpeklerdir. Nerden geldiği belli olmayan bir golden veya cocker da rage sendromu görebilirsiniz. Bu kalıtımsal hastalıklar düzgün üretimle önlenebilir ya da enaza indirilebilir, onun için işini bilen bir üreticiden ve secereli yavrular almak önem taşır.
Evcil hayvan mağazasından köpek kesinlikle alınmazmı? Alınır ama ilerde karşınıza ne çıkacağı belli değildir. Eğer bir davranış problemi ile karşılaşırsanız tecrübeniz ve bilginiz yoksa halledemezsiniz.

Köpek almanız için bir diğer seçenek de barınaklara bakmanızdır. Oradan yetişkin ufak bir köpek almanızda mümkündür, hem de ırk bir köpeğe para vermemiş olursunuz. Barınaktan alınacak kırma köpekler ile saf ırk köpeklerin arasında bir fark yoktur. Köpeğiniz çalışan bir köpek olmayacağı için her iki seçenekde size arkadaş olur.
Barınaklardan da her köpek alınmaz çünkü bu köpeklerinde nereden geldikleri belli değildir. Tehlikeli olabilecek rot. dob. GSD gibi köpekleri barınaklardan almak riskli olur.

sinan

1 aydan beri bir tane yavru almak için araştırma yapıyorum.Ve artık gerçekten nerden bulacağımı ve kime güvenceğimi şaşırdım.Herkez ayrı bir fiyat herkez ayrı
birşey diyor.Ne alcağını bilmeyen birisi değilim, kararımı verdim ama bu fiyatlar ve söyleneneler abartımı yoksa gerçekmi.Lütfen yardım edin ne yapçağımı şaşırdım. Söylenen fiyatlar şunlar;
Jack Russell:750 Euro
York Shire Terrier: 750 Euro
Papilion : 800 Euro


Bu istediğiniz köpeklerin Türkiye'de bir üreticsini bulamazsınız.
Evcil hayvan mağazalarından alırsanız ne sakıncaları var yukarıda belirtilen mailde yazılmıştı.

Siz diyorsanız ki bu köpeklere istenilen fiyatların benim için önemi yok, eğer köpek hastalanırsa ve onu tedavi için yapacağım masrafların da önemi yok, hasta köpeğe bakarken veya hastalıktan ölünce onun bu durumunun benim ruh halim üzerinde de bir etkisi olmayacak ve ileride bu köpeklerde çıkabilecek davranış bozukluklarınında üstesinden de gelebilirim, o zaman bu köpeklerden satılan yerlerden alın.

Ama ben marka istemiyorum, alacağım köpek bana arkadaş olsun, herhangi bir ücret ödemeyim diyorsanız barınaklarda bu istediğiniz ırkların boyunda belki biraz daha büyüğünü rahatlıkla bulabilirsiniz. Barınaktan alacağınız bir köpek ile para ödeyip alacağınız bu köpekler arasında bir fark yoktur.

Fakat diğer taraftan da evcil hayvan mağazalarında satılan köpekleri almakda bu ülkede barınaktan köpek almak gibidir. Barınaktan bir köpek alıp hayatını nasıl kurtarıyorsanız, evcil hayvan mağazalarından da köpek alarak onun hayatını kurtarıyorsunuz. Evcil hayvan mağazaları acaba satamadıkları yavruları ne yapıyorlar???? Ömür boyu onlara bakıyorlarmı? Buralar ticarethanelerdir ve para kazanmak için açılmışlardır. Siz gittiğiniz zaman çoğu sizin köpek ile yaşayıp yaşayamayacağınıza, hangi köpeğin size uygun olacağına bakmazlar ve düşünmezler, parayı veren köpeği alır. Buradan alınan köpeklerin büyük bölümü sokaklara dönüyor. Bunu görmek için barınakları ziyaret etmeniz gerekir. Sokakta ve barınaklarda saf ırklar çoğunluktadır.

İnternetden köpek ilanlarının verildiği sitelere baktığınızda yurtdışından köpek getiren yerlerin verdikleri ilanları incelerseniz, ne kadar hijyenik ortamda köpek sattıklarını, yerlerinin ne kadar temiz olduğunu açıkladıklarını görürsünüz. Ayaklarında galoşlar,
ellerinde eldivenler köpeklerin arasında dolaştıkları resimleri gösterirler. Yerlerine gittiğiniz zaman muhtemelen de bunları orada görür ve etkilenebilirsiniz. Avrupa da dahi böyle yerlerin olmadığını söylerler, haklıdırlar çünkü pek çok ülke de bu tür bir şeye müsaade etmezler.

Bu yavruların ne kadar hijyen bir ortamda kaldıkları hiç önemli değildir. Bulaşıcı köpek hastalıklarının genelde kuluçka süreleri 10-15 gündür. Bazı köpeklerde taşıyıcı olduklarından hastalık belirtisi göstermeden hastalığı diğerlerine verirler. Onun için buralardan alacağınız hiç bir köpeğin garantisi yoktur. "köpeklerimiz devamlı
veteriner kontrolündedir" ibaresi tamamen geçersizdir. Çünkü veteriner kontrolünde bu hayvanlara yapılacak bir şey yoktur. Kuluçka devresinde dahi bu hastalıkların bazılarını teşhis etmek olanaksızdır. Pahalı bazı testlerin yapılması gerekir ki bunları bu
ticarethanelerde kesinlikle yapmazlar. Bu köpekleri yakalandıkları hastalıktan kurtarsanız da ileride yaşam boyu kalacak arazlar da verebilirler. Bunların en belalısı distemperdır. Yavruyu bu hastalıktan kurtarabilseniz de ilerde köpek de körlük
veya epilepsi görülebilir, yetişkinlikde süt dişlerinin yerine gelen dişlerde lekelenmeler ve arazlar görülebilir.

Diğer taraftan bu köpekler Bulgaristan gibi eski demirperde ülkelerinden alındıklarından puppy mill denilen Türkçe si yavru fabrikası gibi tercüme edilebilecek yerlerden gelirler. Yani buralarda köpeklerin üretim kalitesine bakılmaz, yapılan üretimde kalıtımsal hastalıkların ayıklanmasına dikkat edilmez ve devamlı bu hayvanlardan yavru alınır. Bu gibi yerlerden gelen hayvanlarda ırkına göre kalıtımsal hastalıkların çıkması olasıdır. Bunlar kalça çıkığı, sağırlık, körlük gibi fiziksel olabileceği gibi rage sendromu gibi
davranış bozuklukları da olabilir.

Yurtdışında saygıdeğer bir üreticiden köpek almanız oldukça zordur. Sizi görmeden, köpeğe nasıl bakacağınıza dair tatmin olmadıkça köpeğini ne kadar para versenizde vermez. Bu insanlardan yavru almak sanki vücutlarından bir yeri söküp çıkarmak gibi zordur. Bu üreticilerde her zaman puppy mill üreticileri gibi verilecek hazır yavru bulamazsınız. Çünkü üretimi köpekleri çok pahalı olmasına rağmen para kazanmak için yapmazlar. Bu tür üreticileri alacağınız ırkın köpek kulüblerinden bulabilirsiniz. Bu kulüblerden size güvenilir üreticilerin adresleri verilir. Bu olanak bizde mevcut değildir.

Secereli köpek denilince de her secerenin bir anlamı olmadığı bilinmelidir. Secerenin hakiki olduğunu bilmeniz gerekir gene eski demirperde ülkelerinden gelen köpeklerde sahte secereler olduğu görülür. Her üretici köpeğine secere alabilir ama secereli köpek
seçerken klübüde önemlidir. Buna da dikkat edilmesi gerekir.
Örneğin benim köpeğim Almanya'da deutsch kurzhaar klübünden secereli
ve bu klübe üye bir kişiden gelmiştir. http://www.deutsch-kurzhaar.de/
Bu kulüpte köpeklerin ırk kalitesinin korunması için köpekler belli imtahanları bitirmeden ve 2 yaşına gelmeden secereleri onaylanmaz. Av yeteneklerini gösteren imtihanlarını bitiren köpekler 2 yaşına gelip fiziksel gelişimlerini tamamladıktan sonra gerekli muayene ve testlerden sonra (örneğin kalça çıkığı için rontgenler gibi) secereleri onaylanır daha doğrusu bu köpeklerden yavru alınmasına izin verilir.

Bu standartları ülkemizde bulmanız mümkün değildir. Eğer bu standartlarda köpek istiyorsanız gidip bu ülkelerden kendinizin köpek alması gerekir.

Barınakdan da köpek alabilirsiniz, evcil hayvan mağazalarından da. Bu sizin kararınıza bağlı karşınıza çıkabilecek olasılıklar ise yukarıda anlattıklarımdır. Her iki yerden de köpek alıdığınızda bir köpeği sokaktan kurtarmış olursunuz.

sinan