|
Murat bey,
Sorularınızı yazınızın içinde ilgili yerlerin altına gelecek
şekilde cevaplamaya çalışacağım.
Öncelikle genel bir bilgi vermek istiyorum, daha sonra aşağıda
yazınız içinde cevap ve yorumlarımı bildiğim kadarıyla yazacağım.
----------------------------------------------------
Hiçbir köpeğe tam anlamıyla güvenemezsiniz. Her köpek değişik
derecede insanlar için risk taşır. Bu yüzden gerekli önlemler
alınmalıdır. Her ırkın karakteristik özelliği yanında bir
batında doğan her bir bireyinde kendine özgü bir yapısı ve
karakteri vardır. Bu köpeğin kritik periodu içersin de de
dış etkenler marifetiyle şekillenir.
köpekler 2 yaşında olgunlaşırlar özellikle erkek köpeğin karakteri
3 yaşına kadar dönem dönem değişir. 4-5 aylık köpeğin davranışlarına
bakılarak köpeğin yetişkinlikde nasıl bir köpek olacağı bilinemez,
tahmin edilebilir.
Yurtdışında, konumuz ile ilgili gelişmiş ülkelerde köpek eğitmenleri,
köpek davranış uzmanları gibi kişi ve bunlara ait kurumlar
köpeğin çocuk 10 yaşını geçtikten sonra alınmasını tavsiye
ederler.
Otistik çocukların köpeklerle ilişkileri ve rehabilite edilmeleri
konusunda bir bilgim yok. Bu konuyu mutlaka pedagoglar, psikologlar
ile görüşmeniz gerekir. Görüştüğünüz kişi de bu konuda bir
eğitim almış olmalıdır, böyle bir kişiyi muhtemelen yurtdışında
bulabilirsiniz.
Otistik çocukların eğitimi ile pozitif köpek eğitimi diyebilirimki
tamamen aynıdır. Aradaki fark uyaranların köpeğe sunulma şekli
ile çocuğa sunulma şekli arasındadır. Prensip olarak bir fark
yoktur.
Psikolojide işlemsel şartlandırma çalışmalarında uzun süreli
veya sık sık pekiştirilme sonucunda deneğin şu veya bu davranışının
pekiştirenin kontrolu ve arzusu dışında tamamen rastlantıya
bağlı olarak pekiştirilmesi sonucunda artması veya azalması
ile kazanılan davranışlara Batıl davranış denilir. Ödülün
ve cezanın söz konusu davranış için verilmemesine rağmen denek
kendi içinde olmayan bir nedensel ilişki kurar. Yani batıl
davranışlarda pekiştirme ile davranış arasında hiçbir nedensel
ilişki olmamasına rağmen bunu pekiştirilen kendi içinde kurar.
Örneğin bir iş görüşmesine gittiniz ve kırmızı kravatınız
taktınız görüşme olumlu geçti, diğer bir iş görüşmesinde de
aynı kravatı taktınızsa ve görüşme de olumlu bittiyse artık
bu kırmızı kravatınızı bu olaylarla ilişkilendirip uğurlu
olarak düşünebilir ve diğer bütün iş görüşmelerinizde bu kravatı
takabilirsiniz. Batıl davranış bütün organizmalar için geçerlidir.
Köpek de dahil.
Arkadaşlar selam adım murat grubun yeni
bir üyesiyim.benim ile benzer konu sahibi var mı bilemiyorum
ancak varsa da içerik olarak uyuşmayabilir.şimdi gruba üye
olmadan önce sinan beye yazdığım belki de kendisi tarafından
ayrıca cevaplanacak mailimi biraz daha geliştirerek aktarmak
istiyorum:
benim 5 yaşında otistik bir oğlum var.oğlumun
sosyelleşme sürecinde bir köpekle dostluk kurmasının onun
gelişimine yararlı olabileceğini düşündük.burda bir şeye dikkat
çekmek istiyorum oğlumuz çok ağır bir otistik değil.yani köpeği
çocuğa kolkanat germe
niyetiyle almadık.o işi zaten biz gereğinden fazla yapıyoruz.
köpeklerle ilgili bilgi ve tecrübemiz olmadığı halde; evde
havlamadığını duyduğumuz için bir tane ikibuçuk aylık dişi
bir sibirya husky aldık.malesef ana babası ve geçmişi ile
ilgili hiçbir bilgimiz yok.köpek şu anda 4-5 aylık.eşya kemirmesi,
arada bir halıya
vs çiş kaçırması bizim için asla sorun olamayacak ayrıntılar.
otizm eğitim programında kulandığımız bir takım yöntemler
köpeği eğitirken bize oldukça zaman kazandırıyor.(otizmde
de ödüllendirme, sesli ve görsel ip ucu verme,anlaşılır ve
kısa cümleler kullanma, dikkatini odaklama vs eğitimin temel
unsurlarındandır.)
şimdilik köpeğin günlük yaşantımızda bize bir sıkıntısı yok.
köpekte az sonra anlatacağım gözlemlerim doğrultusunda yorumlarınızı
ve arada geçen sorularıma cevaplarınızı bekliyorum: -evde
daha yüksek oranda ancak dışarda da yeterli oranda gel,git,
dur hayır ve benzeri komut başarımız var.
-dışarda oğlumun biraz ilgisiz bir çocuk olması nedeniyle
köpeğin yabancı insanların çağırmasına gitmesini engelleyebildiğime
inanıyorum.(çağıran,sevmek isteyen ,tutmaya çalışan hatta
fotoğraf çekmeye çalışan insanıgörmezden gelip muatab olmayabiliyor.).oysaki
benim müsaade ettiğim insana kendini sevdirtebiliyor(ki çoklukla
ben bunu engellemeye çalışıyorum;aşısı yok yada kusura bakmayın
eğitim
veriyorum benzeri cevaplarla.)
-oğlumuzla parka gittiğimizde tasmasını ona tutturduğumuzda
oğlanı fazla sürüklemediğini oysaki bizlerden biri aldığında
biraz daha güçlü asıldığını görüyorum.şu aşamada çekmeden
yan yana yürüme eğitimi vermeye çalışıyorum.
köpek tasmasında güçlü bir karşı koyma hissettiği zaman ona
daha çok asılır çocuğun zayıf tutuşu onu etkilemediği için
tasmaya asılmıyor olabilir. O esnada sevk kayışını yere bırakırsanız
dahi köpek koşmayabilir. Bunu anlayabilmeniz için çocuğun
sevk kayışını uzun süre tutması gereklidir. Fakat bunu denemeyiniz
köpek herhangi birşey görüp koşabilir ve çocuğun eli kayışa
dolanıp zarar görebilir.
-bu asılma hareketinin problem olmadığını
aksine ipi yere bıraktığımızda olduğu yerde beklediğini görüyorum.ayrıca
tasmasını çektiğimde çekme diyip sertce çektiğimde çekmekten
vaz geçip adımlarımı takip etmesini sağlıyorum.
-doğal olarak etrafta başka köpek yada kuş olduğunda onun
yanına gitmek istiyor,ancak bu zaptedilemez bir boyutta değil,hatta
diğer hayvan 10-20 metreden uzakta ise boşta bile olsa,uyaran
verdiğimde gitmediğini gözlemleyebiliyorum.tabii ki zaman
zaman başka köpeklerle karşılaştırmaya da çalışıyorum.ancak
başıboş hayvanlara kaçabileceğinin de farkındayım.
4-5 aylık köpek bu davranışları sergileyebilir fakat ilerki
yaşlarda gerektiği gibi eğitim almazsa konrol edemeyebilirsiniz.
-bakın bu örnek çok enteresan:ses tonumuzda
değişme dahi olmadığı halde içerisinde dalga geçme cümlesi
yada aşağılanma olan cümleleri algıladığını fark ediyorum.örneğin
eşime onu odaya koymasakmı gene çişini yaparmı ki dediğimde
havlayarak ve hırlayarak sanki ben öyle birşey yapmam demek
ister gibi davranıyor(bir çok defa farklı
cümleler ve farklı zamanlarda ,üstelik köpekle alakalı olmayacak
pozisyonlarda denedim)yorgun olmadığı zamanlarda dalga geçmemize
sinirlenebiliyor.
Böyle birşeyin olması mümkün değildir. Köpekler hiçbir lisanı
öğrenemezler. Köpekleri ilgilendiren sözcüklerdeki ses tonlarının
bir davranışla ilişkilendirilmesidir. Köpek sahipleri köpeklerine
çiş sözcüğünü öğretmezler ama köpek her dışarı çıkarılmada
ev halkı arasında "köpeği çişe götür", köpeğin çişi
geldimi", "kim köpeği çişe götürecek", "biri
artık bu köpeği çişe çıkarsın" gibi konuşmalar geçtiğinden
ve akabinde köpek çişe çıkarıldığından köpek çiş lafı geçince
dışarı çıkacağını anlamakda ve heyecanlanmakta bunuda değişik
davranışlarla göstermektedir.
-bir keresinde salona çiş yapmıştı bende
ceza olarak onu yanımızdan antreye bıraktım,çiş yaptın seni
bir daha buraya almayacağım dedim, tuttu eşimin temizlikte
kullandığı bir maşrapadaki suyu dışardan odaya getirip çiş
yaptığı bölgeye döktü gitti.
Bu da tesadüfen olmuş bir olaydır. Köpeğin gerçekten bu amaçlamı
yaptığını anlamak için aynı olayı defalarca denemeniz gerekir.
-oğlumun yanına yada eşimin yanına gönderdiğimde
yada eşim benim yanıma yolladığında hiç koşulsuz gidiyor.
-dedim ya oğlumuz otistik ben cuban şafağı bırakma dediğimde
oğlan nereye köpek oraya gezebiliyoruz.
-oğlum havuzu ve suyla oynamayı sevdiği için bir keresinde
havuza fazlaca yaklaştığında köpeğimizin oğlumuzun kazağının
koluna asılarak daha fazla gitmesine engel olmak istediğine
şahit olduk
Bunlar tesadüfi olaylardır köpek havuza doğru yürüyen veya
koşan çocuğu oyun için kazağından tutmuştur. Bu olay da defalarca
tekrarlanmalı ki köpeğin gerçekten bu amaç içinmi yaptığını
anlayabilin.
Köpek sahipleri köpeklerini çok sevdikleri için veya daha
önce köpekler hakkında duydukları hikayelerden de etkilendikleri
için köpeklerinin davranışlarını çeşitli şekillerde yorumlamaktadırlar.
Köpekler onlara hiçbirşey öğretilmediği halde batıl davranışlar
öğrenirler. Bu sahipleri içinde geçerlidir köpek sahibide
köpeği için batıl davranışa sahip olabilir.
-bir komutu öğrenmek için en fazla yedi
sekiz tekrar yetiyor. Ancak uygulamada öğrendiğini kararlı
tavrımız olmadığında da duymazdan da gelebileceğini de fark
ediyorum. genel anlamı ile internette ve diğer insanlar ile
konuştuğumda
kafamda bir takım sorular ortaya çıkıyor?
-bizim amaçlarımız ile genel köpek eğitimi tam örtüşmüyor
olabilir mi?
-insanların yazdıkları ve anlattıkları bizimki ile ne kadar
örtüşüyor?
-ne şekilde hareket edecek bir köpeğe ihtiyacımız var?
-köpeğimizden beklentilerimizin ne kadarını alabileceğiz?
-ona tarafımızdan ne kadar az problem çıkartacağız?
evet düşünce olarak husky cinsi bize uymuyor gibi gelebilir.karakter
olarak bu cinslerin siz sahibi olduğunuz için değil sizi sevdiği
için
sizle birlikte hareket eden bir cins olduğunu biliyorum.yani
sadece
insanları sevdiği için pozitif yaklaşımlara olumlu cevap verdiğini
biliyorum.
İnsanı seven ve insanı mutlu etmek için çalışan köpek ırkı
yoktur.
köpekler davranışlarını pekiştirildiği için yaparlar bu batıl
davranışda olabilir. Birisi tarafından pekiştirilende olabilir.
Eğer gerektiği gibi davranmazsanız her köpek ırkı insanı sevmeyen
ve insana zarar verebilecek bir köpeğe dönüşür.
bizim amacımız da zaten çocuğun kendisine(yani
köpeğe değil) sahiplik bilinci aşılama ,sorumluluk,dikkat
eksikliğini arttırma, dostluk duygusu vs amacıyla düşündük
ki husky in özgür ruhu bunla kısmen örtüşüyor.
sonuçta çok daha çocuk bakıcısı bir köpek te almış olabilirdik.zaten
benim amacım da
kendisini oğlumuzla aynı seviyede görebilecek bir hayvan sahibi
olmaktı.ki oğlumuzda da olumlu gelişme görüyorum.
İnsanın köpekler ve diğer hayvanlar ile ilişkisinin ruh sağlığı
üzerinde mutlaka etkileri vardır. Bu konu ile ilgili psikologlar
en iyi yanıtı verebilirler.
beni taklit edip bir takım şeyleri köpeğe
yaptırtmaya çalışması,tasmasını sıkı sıkı tutup gerektiğinde
yüzlerce metre onu gezdirebilmesi,ipi elinden bırakmaması
gerektiği,elinden kaçtığında koşup ipini tutabilmesi,yada
hem köpeği gezdirip hemde yerde oturup köpeği bırakmadan kumla
oynayabilmesi benim şimdiye kadar ciddi bir hata yapmadığımı
destekliyor(ki bunlar oğlumuzun kazanabildiği ve daha
önce sahip olmadığı becerileri.)
tuvalet meselesine gelince:
biz evde tuvalete günlük tuvalet sayısı azalıncaya kadar katlanabileceğimizi
söylemek istiyorum.nedenine gelirsem:(evde derken evin tuvaletini
bu amaç ile kullanmaktan bahsediyorum.) malesef çocuğun eğitim,kreş,aylık
hastahane kontrolu,özel eğitim saatleri, haftada 4 günlük
havuz programı ,günlük gezi ve oyun saatleri değişkenlik arz
ediyor.bu sebepten köpeğin aşırıya kaçmamak kaydı ile evde
hiç kimse olmadan kalması gerekiyor.sonuçta kesin evde olunan
vakit akşam hava karardıktan sabah evden çıkasıya kadarki
vakit.tabii ki köpeğin bu saatleri uyması için dediğiniz gibi
günlük iki kezlik tuvalet sayısına inmesi şart.bu demek değilki
haftada 7 günün yedisinde de köpek evde nöbet tutuyor.hayır
aksine mutlaka her gün en az bir saat çoklukla da 3-4 saat
dışarı gezileri park bahçe yürüyüş oyun vs var.ama sonuçta
bunun standart bir sati yok.sonuçta köpek evde tek kaldığı
zaman zarfında evin tuvaletini çiş ve kakaya
kullanıyor,biz de temizliği ona göre yapıyoruz.
Husky genelde yalnız kalmaktan hoşlanmayan bir ırkdır. Çabuk
sıkılır. Bir insanın veya hemcinsinin refakatine ihtiyaç duyar.
Köpeğiniz zaman zaman yalnız kalacaksa onu kademeli bir şekilde
azdan başlayarak yalnız kalmaya alıştırmanız gerekmektedir.
sonuçta ne kadar da köpekleri tanımasak
da yaşayarak biz de pek çok şey öğreniyoruz.hatta yaşadığımız
ufak tefek sorunlardan zaman ile neyi doğru neyi yanlış yaptığımızı
görmek bizi daha da mutlu ediyor. özellikle sormak istediğim
bazı sorlar var(açıklamalarıyla sorular uzayabilir anlayacağınızı
umarım.).
1.evimiz ufak ama musait bir antresi
var ve ev dubleks.köpeği aldığımızda aşısız olması nedeni
ile uzunca muddet evde resmen hapis kaldı ve bu da biraz ilk
anda çok hızlı öğrettiğimiz çiş alışkanlığını bozdu.ancak
alt kat tuvalet kendisine tahsis edilmiş
durumda.(bu tuvalleti kullanmasını teşvik ettiğimizde başka
yere gitmiyor,yada yerleri kokladığında antreye yada direkt
tuvalete koyar isek doğru yeri kullanıyor.)fakat bu evde kalış
döneminde kendisine ayırdığımız köşeyi fazlaca algılayamaması,zaman
zaman evde tek kalması nedeni ile köşesine işemesi malesef
bizi biraz yordu ve
devamlı ona temiz bir köşe sağlayamayacağımızdan kısaca antreyi
ona verdik..burdaki konuyla ilgili sorum şu:tekrar sabit bir
köşe alışkanlığı olması şart mı?(gerçi o iki köşeyi daha fazla
tercih ediyor)bir de geceleri tuvaletin ışığını açık bırakmamız
çişini
yapabilmesi açısından gerekli mi?geceleri de mutlaka bir yerde
aydınlık olması mı yada ortamın tamamen karanlık mı olması
lazım?
Evin içinin karanlık olması köpek için birşeyi değiştirmez
o rahatlıkla yolunu bulur. Eğer köpeğinizi her zaman dışarı
çıkaramıyacaksanız evin içinde bir tuvalet yeri belirlemeniz
gerekir. Ama husky gibi iri bir ırk ve özellikle erkekse ev
içinde tuvalet hijyen yönünden sorun olabilir.
2.bu aşamada köpeğimizi kontrolu kolay
da olsa,takip edip uyaran verdiğinde gitmese de diğer köpek,hatta
kedi ve kuşlara aşırı ilgi duyuyor.en büyük korkum gelecek
tehlikelerden habersiz olması.ancak zaman zaman oğlumuzun
da bizi dış ortamda zorlaması dikkatimizi dağıtıyor.acaba
köpeğimiz diğer saldırgan hayvanlara yaklaşmamasını nasıl
öğrenebilir .başıboş hayvanların arkasından biz takip etmesek
bile gitmemesi için ne yapabiliriz.(cevap "bunu genelde
köpekler öğrenemez,o iş her zaman sahibin asli görevidir"
değildir inşallah.)
Bunu eğitimle yapmanız gerekir fakat unutmamanız gereken hiçbir
eğitimin garantili olmadığıdır. Köpek dışarıda iken mutlaka
denetim altında sevk kayışı bağlı olarak tutulmalı ve güvenli
alanlarda serbest bırakılmalıdır.
3.internet ve diğer insanlardan duyduklarıma
göre köpekler zeki canlılar ancak saydıklarımı ve benzeri
şeyleri çok özgür ruhlu bir huskynin becermesini ,üstelik
insana has yada benzer kişilik yada karakter davranışı geliştirmenin
imkansız olarak değerlendirildiğini görüyorum.acaba köpeğin
uzun bir süre sadece evde ve bizle vakit
geçirmesi bu tip bir kişilik geliştirmesini sağlayabilir mi?
yoksa gözlemlerim yanlış algılamam mı?
Bunun açıklamasını yukarıda verdim. Batıl davranışlar bu gibi
algılamalara yol açar.
4.anladığınız üzere köpeği kendi hayatımıza
adapte ederek istediğimiz bir takım şeyleri yaptırtmada yada
istemediklerimizi yaptırmamada ciddi birsıkıntımız yok.ilerisi
için henüz birşey kestiremiyorum.acaba daha farklı olarak
nasıl bir eğitim vermemiz,
neleri özellikle öğretmemiz işimize yardımcı olur? teşekkürler.
Anlattıklarınızdan köpekle uyum içinde olduğunuz anlaşılıyor.
otistik çocuğunuz olduğu için otistik çocukların eğitimi ile
ilgili bilgi sahibisiniz. Pozitif köpek eğitimi de otistik
çocukların eğitmi gibidir. Köpeğinizin eğitimine pozitif köpek
eğitimi ile devam etmelisiniz.
Bu konuda, eğer ingilizce biliyorsanız otistik çocuk eğitiminide
bildiğiniz için rahatlıkla anlayacağınız ve yabancı gelmiyecek
"don't shoot the dog" (Karen pryor) ve "Culture
clash" (Jean Donaldson) isimli kitaplar faydalı olacaktır.
|